|
|
| Kategori: 34 Link: 6451 |
| |
| ||
| Bilgi ve Hikmet Evi |
| Bilgi ve Hikmet Evi Ilim Arastirma ve Kültür Dernegi |
| http://www.darulhikme.org.tr |
| Ana Sayfa >> Bilgi ve Hikmet Evi |
| Yaşadığımız çağ, ilk günahın zilletinden ancak ekonomik sahada kendini ispat etmekle kurtulunabileceğini telkin eden ve homo homini lupus (insan insanın kurdudur) anlayışıyla bireyi, hemcinslerini kemirerek hayatta kalmaya şartlandırılmış bir canavara dönüştüren kapitalizmin temeli Hristiyan-Protestan ahlakının; Kendisi dışındaki dünyaya ancak kendisine kölelik ettiği takdirde hayatta kalma şansı tanıyabileceğini ilan eden ve evrensel efendiliğinin tesis ve tesciline doğru emin adımlarla ilerlerken, engel olarak gördüğü herşeyi en acımasız yöntemlere başvurarak yok etmekten çekinmeyen siyonist ideolojisinin; Ve bu iki dinamiğin elele besleyip semirttiği sınırlar üstü küresel güç odaklarının, uluslararasılaştırılmış medya, profan/seküler bilim, moda, teknolojik iletişim araçları, sanatsal etkinlikler... gibi dogma üretim sistemleri vasıtasıyla sokaktaki insana nasıl yaşayacağını, ne düşüneceğini, nasıl algılayacağını ve tepki vereceğini telkin ve zerk ettiği global bir yağma ve tuğyanın hegemonyasında şekilleniyor. Bizim dışımızdaki dünyada 50–100 sene sonrasının nasıl yaşanacağına ve yeryüzünde global çapta ne tür değişim/dönüşümler meydana geleceğine dair öngörüler/projeler üreten ciddi ve köklü kurumlar, araştırma merkezleri, tıpkı bugünü şekillendirdikleri gibi yeryüzünün yarınlarında da hegemonyalarının devamı için biteviye faaliyet halinde iken, biz müslümanlar ne yapıyoruz? Hayatını İslamî değerler ekseninde yönlendirme hassasiyeti taşıyan müslümanların, bunu arzu edilen seviyede niçin gerçekleştiremedikleri sorusu, şüphesiz haklı, ama oldukça eksik kurgulanmış bir sorudur. Çünkü bundan önce sorulması gereken soru, varlığı ve hayatı İslamî kavramlar/değerler ekseninde okuyup okumadığımız sorusudur. Müslümanca düşünme kodlarının kaybedildiği, Müslümanca algılama özelliğinin dumûra uğradığı ve İslamî kavramların pratiklerimizin semtine uğramadığı bir düşünme ve yaşama biçiminin bütün varlığımızı kuşattığı bir ortamda belki de esas neyi kaybettiğimizi sormamız daha bir öncelik kazanıyor. Bilgi ve Hikmet Evi bu soruya, kaybettiğimiz şey, medeniyet bilincimizdir cevabını veriyor. Zira medeniyet bilincinin olmadığı bir yerde otantik ilim, kültür, gelenek ve yaşam tarzından söz edilemez. Hayatı, tarihi, şimdiyi, geleceği ve hatta din i bize yabancı kavramlarla okumaya devam ettiğimiz sürece ne hal-i hazırın tasallutundan kurtulabilir, ne de İslamın bize vaat ettiklerine nail olabiliriz. |